Genellikle kendi kurumları amaçlarına paralel olarak musıki yayınları da yapan bu verici istasyonlar, piyasaya sanatçı yetiştirmek gibi, bilerek, bilmeyerek, reklamlarını yapmaktadır. Bu konudaki yayınların hemen bir çoğunu plaktan, ya da banttan yaptıkları için bu plakları ve bantları özellikle piyasadan edindikleri için, piyasa musıkisinin yayılmasına da aracı olmaktadırlar. Musıki yayınlarında disiplinli bir sistem, araştırma ve programcılık icaplarına uygun hareket etmeyen bu çalışmalar, radyo ve televizyon işletmeciliğini elinde tutan TRT'nin denetlemesi altında faaliyet göstermeleri elbette mümkündür. Bu verici istasyonların kendi fonksiyonlarına ait yayınları dışında, musıki yayınları, yapmaları yasaklanamasa bile, özel bir kanunla bu pek âla temin edilebilir. Hiç olmazsa, bu radyoların mesleki faaliyetleri dışında yapacakları musıki yayınlarında programlarını kontrol altında bulundurması mümkündür. Eğer kanunda tersine bir hüküm varsa, tefsire tâbi tutup, önleyici tedbir alınabilir.
Not: TRT'nin 1973 yılında düzenlediği Türk sanat ve halk müziği özel danışma kurulunda, toplantıya başkanlık eden o sırada TRT'nin Genel Müdür Yardımcısı sayın Şemseddin Gönenç, bu konuda konuşmamıza karşı aynen şu açıklamayı yapmıştır.
-"Efendim
müsaade buyrulursa sayın Ataman'ın temas ettiği bir iki nokta kuruluş ve görev
yönetmeliğimizde yer almıştır. Arzedeyim değişmelerde bulunmak, kendi yayınlarımızda
kullanmak gerektiğinde, müzik eğitim ve kültürüne hizmet açısından satmak amacı
ile, nota, plak basımı ve yapımı konularında kurum içi ve kurum dışı kuruluş
ve kişilerle temas etmek ve bu hususlarda önerilerde bulunmak."